Zaman yönetmenliği

24 Şubat 2009

O gün işlerin yoğun olduğu bir gündü. Bir yarım saatim vardı. Canım lahmacun çekti. Fırına girip, sipariş verdim. 15 dakika beklemem gerekiyordu. Ayakkabılarımı da boyatayım dedim, verdim boyacıya. Berber dükkanına baktım, hemen yandakine. Koltuklar boştu. Sakalımı sıvazladım. Girdim ve onbeş dakikada traş oldum. Dışarıda boyanmış ayakkabılarımı giydim ve fırından sıcacık lahmacunları alıp, afiyetle yedim.

Toplam yirmi dakika da tüm ihtiyaçlarımı karşılamıştım. Türkiye’de mümkün böyle şeyler. Adına time – management denmesede.

Merhaba dostlar ve kardeşler!

23 Şubat 2009

Sayfaya hoş geldiniz.

Eğer sizde uygun görürseniz, buradan çağımızın vazgeçilmez aracı olan internet üzeri iletişimi, aile yaşamımıza katabiliriz. Herkesin okuyabileceği sayfalar dışında, sadece bilmek zorunda olanların bildiği aile sırlarını bile saklayabileceğimiz bu siteye:

Ağrı dağına tavşan kanı renginde bakan Çokyaşar köyünde ki, Narlı ovasında ki Dede’msiler, İsviçre’de ki girişimci, memur ve proleterlerimizle, Paris’in banliyölerini kuşatmış Alagöz’ümsü Karadaş’lar olarak ya da ülkenin ve yavru vatanın üniversitelerinde ve okullarında bilim ve teknolojiye ulaşmak için kollarını açmış talebeler

DAVETLİDİR. Hemde KENDİN PİŞİR ve sonra YE taktiğiyle. Bilhassa, en gevezelerimizin aktif katılımı rica olunur.